Macaristan ve Polonya, Avrupa Birliği’nin (AB) 2021-2027 bütçesini "hukukun üstünlüğü şartı" nedeniyle veto etti.
AB’nin Brüksel’de düzenlediği büyükelçiler seviyesindeki toplantıda, Macaristan ve Polonya’nın daha önce üzerinde anlaşılan ve Avrupa Parlamentosu'nun da kasım ayı başında onay verdiği bütçeyi veto ettiği bildirildi.
Bu iki ülkenin, "hukukun üstünlüğü şartı" nedeniyle bütçeyi veto etmeleri AB içinde yeni bir kriz anlamına geliyor.
Macaristan hükümeti yetkilileri, daha önce yapılan açıklamada AB bütçesindeki fonların dağıtımını hukukun üstünlüğüne bağlayan mekanizmayı veto edeceklerini duyurmuştu. Macaristan'ın açıklamasından sonra Polonya Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro, "Başbakan Mateusz Morawiecki'nin de Macaristan Başbakanı Victor Orban gibi bu (veto) hakkını kullanacağına inanıyorum." demişti.
Macaristan ve Polonya’nın veto kararı Covid-19 salgınıyla mücadelenin ele alınacağı AB Liderler Zirvesi'nde öncelikle gündeme gelecek.
AB kurumları, yeni tip koronavirüsün (Covid-19) ekonomik sonuçlarıyla mücadele için hazırlanan 750 milyar euroluk kurtarma programı ve 1 trilyon euronun üzerinde bütçe konusunda uzlaşmıştı. Macaristan ve Polonya, AB fonlarının hukukun üstünlüğü ilkesine bağlanmasına karşı çıktıklarını daha önce açıklamıştı.
Bazı AB üyesi ülkeler, Polonya ve Macaristan'ı demokratik standartların gerilediği gerekçesiyle eleştiriyor. AB kurumlarının bütçe üzerinde anlaşmak için yürüttükleri müzakerelerde özellikle Avrupa Parlamentosu fonların dağıtımının "hukukun üstünlüğü" şartına bağlamak istiyordu.
İrlanda Başbakanı Murray’dan eleştiri
İrlanda Başbakanı Michael Murray, iki ülkenin veto kararını Euronews’e verdiği röportajda değerlendirdi. Murray, şunları söyledi:
“Açıkçası çok büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Bunun gerçekten yersiz olduğunu düşünüyorum. Oldukça önemli bir finansal paketten bahsediyoruz. Borcun kolektifleştirilmesi ve piyasalardan para toplamak için birlikte çalışan tüm AB devletleri için tarihi bir atılımdı.
İki üye devletin, parlamento ile konsey arasında sağlanan anlaşmayı, hukuk devleti ilkesi nedeniyle bu süreci yavaşlatılması ya da durdurması gerçekten çok üzücü.
Bana göre ilk önce AB’nin yardım paketine yaptıkları vetoyu geri çekmeleri gerekiyor. Bu fonların üye ülkelere ulaşması lazım.
Antlaşmanın hedeflerinden biri de, AB temel değerlerinin ihlal edilmemesini sağlamak, buna karşı mücadele etmek.
Bazı üye devletlerin, özellikle Polonya'nın son zamanlarda LGBT+ konusuyla ilgili tutumu beni gerçekten endişelendiriyor. LGBT+ sorunu, İrlanda'daki pek çok kişi için kabul edilemez bir durum. Ve daha geniş anlamda söylemek gerekirse, antlaşmada AB'nin değerlerinin herhangi bir şekilde ihlal edilmesini engelleyen mekanizmalar olduğunu söyleyebilirim.
Ve bana göre, Covid-19 salgının neden olduğu krizin ciddiyeti göz önünde bulundurduğumuzda, bu engelin acil bir şekilde kaldırılması gerekiyor.
Ayrıca üye devletlerin (Macaristan ve Polonya), diğer üyelerin bu konularda sahip oldukları görüşlerin farkında olmalıdır.”