2009'un Temmuz ayında, özellikle Uygur üniversite öğrencilerinden oluşan bir grup, Uygur Türklerine yönelik baskı ve ayrımcılığı protesto etmek amacıyla Urumçi'de barışçıl bir eylem düzenledi. Ancak bu barışçıl gösteriler, Çin Komünist Partisi (ÇKP) hükümeti tarafından sert bir şekilde bastırıldı.

ÇİN, KATLİAMI GÖZLERDEN UZAK YAPTI

Çin hükümeti, uluslararası medyanın Urumçi'den çıkarılması ve internet bağlantısının kesilmesiyle, şehri dış dünya ile tüm bağlantıları keserek, eylemlere karşı gerçekleştirdiği kanlı müdahaleyi gizlemeye çalıştı.

KURŞUNA DİZME VE İDAM İDDİALARI

Çin'in müdahalesi sonrasında gözaltına alınan bazı eylemcilerin kurşuna dizildiği ve idam edildiği iddia edildi.

PLANLI VE BİLİNÇLİ EYLEM: URUMÇİ KATLİAMI

Doğu Türkistan Milli Meclisi Başkanı Seyit Tümtürk, Urumçi Katliamı'nın, Çin Komünist Partisi tarafından bilinçli ve planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.

Reuters

KAYIPLARIN AKIBETİ BİLGİSİZ

Binlerce Uygur'un ortadan kaybolduğu katliam sırasında, aile üyelerini sormak için polise başvuran kişilerin tehdit edildiği belirtildi.

"Demografik Soykırım"ın Boyutları: Çin'in İnsanlık Suçu

Çin'in, Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik sürdürdüğü doğum kontrol programları, son dört yıldır genişletilmiş ve demografik dengeleri değiştirmek adına uygulanmıştır. Bu uygulamalar, insan hakları örgütleri ve uzmanlar tarafından "demografik soykırım" olarak nitelendiriliyor.

Doğu Türkistan'daki Müslüman Toplulukların Çaresizliği

Hem yetimhane ve yatılı okullarda asimilasyon politikalarına tabi tutulan çocuklar, hem de kamplarda zorla alıkonulan yetişkinler, Çin'in Uygur ve diğer Müslüman azınlıklar üzerindeki baskısını somutlaştırıyor. Birleşmiş Milletler, ABD Dışişleri Bakanlığı ve diğer çeşitli insan hakları örgütleri, bu durumu uluslararası platformda sıklıkla dile getiriyor.

AP

Toplama Kampları ve Zorla Çalıştırma: Çin'in Korkunç Gerçekleri

Özellikle 2017'den bu yana Çin yönetiminin kurduğu bin 300 civarında toplama kampı bulunduğu ve bu kamplarda 3 milyon civarında Uygur ve diğer Türk azınlıklara mensup kişilerin zorla alıkonulduğu belirtiliyor. Sürgündeki Doğu Türkistanlılara göre, Çin yönetimi, aileleri toplama kampı, çalışma kampı ya da cezaevine götürülen 500 bin civarında Uygur çocuğunu, ailelerinden koparılarak ÇKP'li görevlilerin gözetimindeki yetimhane ya da yatılı okullarda asimilasyona tabi tutuyor.

Sesiz Kalan Dünya ve Uygur Türkleri

Doğu Türkistan Milli Meclisi Başkanı Seyit Tümtürk, Çin'in bu ağır insan hakları ihlallerine karşı uluslararası kamuoyundan daha etkin bir tepki beklediklerini belirtiyor. Tümtürk ayrıca, katliam sırasında ortadan kaybolan Uygurların akıbetini bilmek isteyen kişilere karşı da Çin hükümetinin tehditkar bir tutum sergilediğini ifade ediyor.

Çin yönetiminin Uygurlara karşı baskı ve zulümlerini, kadın ve kızları taciz etmek ve toplama kamplarına almak şeklinde sürdürdüğü bildiriliyor. Bu durum, Çin'in insan haklarına yönelik büyük ihlalleri ortaya koymakta ve dünyanın dikkatini çekmekte.

Gerçekler: İşkence ve Asimilasyon

Uygurların sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda kültürel ve dini olarak da asimile edilmeye çalışıldığı belirtiliyor. Çin yönetimi, Uygurların dillerini konuşmalarını, dini inançlarını yaşamalarını ve kültürel özelliklerini sürdürmelerini engellemeye çalışıyor. Bu durum, Uygurların etnik kimliklerini yok etme çabası olarak değerlendiriliyor.

Çin, bu suçları işlerken büyük bir gizlilikle hareket ediyor. Bu nedenle, konuyla ilgili tam bir resmi elde etmek zor. Ancak sürgündeki Uygur aktivistler, insan hakları örgütleri ve uluslararası toplumun çeşitli kesimlerinden gelen bilgiler, bu insan hakları ihlallerinin büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Reuters

Çin Hükümeti'nin Dış Tepkilere Yanıtı

Çin hükümeti, Uygurlara yönelik baskılarına ilişkin eleştirilere genellikle, "terörizmle mücadele" ve "aşırılıkları ortadan kaldırma" argümanlarıyla yanıt veriyor. Ancak bu iddialar, Çin'in bu programlarının aslında etnik temizlik ve kültürel asimilasyon amacı taşıdığını gizlemeye yetmiyor.

Çin'in Uygurlara karşı sürdürdüğü baskı ve zulmü, insan haklarına yönelik ağır ihlalleri ve uluslararası hukuka aykırı eylemleri, uluslararası toplumun ve özellikle de insan hakları savunucularının dikkatini çekmeye devam ediyor. Bu durumun son bulması ve Uygurların haklarının korunması için daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor.