Fransa, Libya'da Hafter'e destek vererek inanılırlığını kaybetti

Abone Ol

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu ayın başlarında Trablus'taki büyükelçiliklerini yeniden açma planlarını açıkladı.

Macron, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed El-Menfi ile Paris'te yaptığı görüşmeden sonra konuştu. Libya'nın doğu ve batı bölgelerini yöneten iki rakip yönetimden bu ayın başlarında görevi devralan ülkenin geçiş hükümetine Fransa'nın "tam desteğini" vaat etti.

Fransa, Batı Libya'yı yöneten uluslararası kabul görmüş Ulusal Mutabakat Hükümeti (GNA) ve ayrılıkçı ordu komutanı General Halife Hafter'e sadık doğu güçleri arasında kendisini bir arabulucu olarak konumlandırdı. Ancak Fransa, Hafter'in tarafını tuttuğu suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı, Macron'un bu iddiayı defalarca reddetti.

Hafter'in geçen yılki son yenilgisi yeni bir birlik hükümetinin yolunu açmaya yardımcı olurken, Libya’da büyüyen Türk ve Rus nüfuzunu pekiştirdi. France 24, Uluslararası Organize Suçlara Karşı Küresel Girişimi Libya uzmanı Jalel Harchaoui ile Fransa'nın ülkedeki itibarını ve nüfuzunu geri kazanma çabaları hakkında konuştu.

France 24: Fransa'nın büyükelçiliğini yeniden açma kararı ne kadar önemlidir?

Jalel Harchaoui: Büyükelçilik çok özel bir bağlamda yeniden açılıyor. Siyasi ve güvenlik koşulları geçtiğimiz birkaç ay içinde dramatik bir şekilde değişti, Fransa gibi süreci kenardan izleyen ve ona bir dereceye kadar şüpheyle yaklaşan bazı yabancı oyuncuları şaşırttı. Doğal olarak, Paris şimdi Libya'daki yeni durumdan yararlanmaya hevesli. Eski bir işadamı olan başbakan tarafından somutlaştırılan yeni bir yönetim tarzı sayesinde ülkenin siyasi iklimi önemli ölçüde değişti. Bununla birlikte, Fransızların uğraşmak zorunda kalacağı başka değişiklikler de var, en önemlisi artan Türkiye ve Rus varlığı. Fransa, Türkiye'nin varlığından yakınabilir ancak bunu durduracak gücü yok. Türkler, Libya’da askeri üslere kadar uzun vadeli yerleşmiş durumda.

Macron'un, Libya'ya karşı bir Fransız "borcundan" söz etmesi, ülkede Fransız diplomasisinin bir başarısızlığını kabul etmesi anlamına mı geliyor?

Borç kelimesini kullanırken, Macron geçmişi telafi etmek ve yeni Libya'da bir rol oynamak için bir şans istiyor gibi görünüyordu. Ancak ülkede devam eden değişim, Fransa'nın buradaki konumunu yeniden kazanabileceği anlamına gelmiyor. İlk olarak, tablonun dışına itilen General Hafter'e siyasi ve diplomatik destek sunarak kaybettiği inanılırlığı yeniden tesis etmesi gerekecek. Macron, Libya'nın "on yıllık düzensizliğine’’ atıfta bulunarak, kendisini 2011'de Kaddafi'yi devirmeye çalışan Nicolas Sarkozy'den ayırmayı umuyordu. Ancak, Libyalıların bugün Hafter'in Trablus'a yaptığı ölümcül saldırılarla çok fazla travma geçirdiğini unutmamak gerekir. Binlerce kişinin öldürüldüğü çatışmanın hatırası hala çok taze. Bir de Hafter'in uyguladığı petrol ablukası nedeniyle kaybedilen milyonlarca dolar var. Bugün birçok Libyalıya göre, Fransa'nın gerçek başarısızlığı, gelecekteki tarihçilerin kibarca davranamayacakları bir savaş kışkırtıcısı olmasına rağmen barış aracısını oynamaktır.

Fransa güvenilirliğini nasıl geri kazanabilir ve Libya'da nasıl bir rol oynayabilir?

Kaddafi sonrası Libya esasen Avrupa'ya daha yakın ve bu nedenle Libyalılar, Fransa'nın söylediklerine veya yaptıklarına çok dikkat ediyorlar. Ancak bunun süreceği kesin değil. Türkiye ve Rusya gibi ne Afrikalı ne de Avrupalı ​​olmayan diğer güçler ülkeye ayak basmış durumda. Çin bile Libya'nın yeniden inşasında Fransa'dan daha büyük bir rol oynayabilir. Şu anda Libya'da Fransız diplomatik atağını görüyoruz, ancak Fransa'nın ölçülebilir sonuçlara götüren belirli hedeflere sahip tutarlı bir stratejiye ihtiyacı var. Libyalıların genellikle bu tür jestleri takdir ettiğini ve önemsediğini unutmadan, Fransa'nın olumlu bir etkiye sahip olabileceği birçok alan var. Ancak somut sonuçlar elde etmek önemlidir.

Çeviri: Emirhan Kemendi