İsrailli yetkili: "Suriye'ye saldırılarımız Türkiye'ye mesajdır" İsrailli yetkili: "Suriye'ye saldırılarımız Türkiye'ye mesajdır"

Raporda, saldırının öngörülememesi, hazırlık eksiklikleri ve saldırı sırasında alınan yetersiz önlemler nedeniyle ordunun tüm seviyelerde büyük bir başarısızlık yaşadığı kabul edildi. Bu olay, İsrail tarihinde "tarihi bir felaket" olarak nitelendirilirken, ordunun sorumluluğu üstlendiği ancak başarısızlığın yalnızca orduyla sınırlı olmadığı belirtildi.

Operasyonel ve İstihbarat Eksiklikleri

Raporda, İsrail’in istihbarat mekanizmalarının tamamen yetersiz kaldığı vurgulandı. Hamas’ın 7 Ekim saldırısını bir yıldan uzun bir süre boyunca planladığı, hatta saldırıyı iki kez ertelediği ortaya çıktı. Ancak İsrail istihbaratı bu hazırlıkları tespit edemedi. Hamas, sabah saatlerinde 1400 roket ve 1175 savaşçıyla İsrail sınırını 114 noktadan delerek saldırıya geçti. Aynı zamanda 50 savaşçı taşıyan 7 tekne ve 63 hava aracıyla denizden ve havadan da saldırılar düzenledi. Bu saldırılar, İsrail'in kara, deniz ve hava savunmasında ciddi açıklar olduğunu ortaya koydu.

Raporda, sınır bölgesindeki Gazze Tümeni'nin tamamen çökmesiyle saldırının ilk saatlerinde kontrolün tamamen kaybedildiği belirtildi. Hamas’ın saldırının ilk dalgasında, Gazze Tümeni’nin komuta ve kontrol altyapısını dakikalar içinde yok ettiği ve bu durumun İsrail ordusunun organize bir karşılık vermesini imkânsız hale getirdiği ifade edildi. İlk 6 saat boyunca İsrail ordusu saldırıya yanıt veremedi ve ancak öğle saatlerinde durumu kontrol altına almaya başladı. Ancak saldırının etkileri günlerce sürdü.

Şok Edici Veriler

Raporda yer alan verilere göre, saldırılarda 1320 İsrailli sivil ve asker hayatını kaybetti. Ölenlerin 457’si asker ve güvenlik güçlerinden oluşuyordu. Ayrıca 251 kişi kaçırıldı ve binlerce kişi yaralandı. Hamas, 5500 savaşçıyla 6 saat içinde İsrail sınırını geçti ve birçok yerleşim birimini ele geçirdi. Hamas güçleri, İsrail sınırında 59 farklı güzergâh üzerinden ilerleyerek güney ve orta bölgelerde ciddi kayıplara neden oldu. Bu saldırılar sırasında İsrail ordusunun sınırda yalnızca 767 askerle görev yaptığı ve saldırıya karşı koyabilecek sadece 14 tankın hazır olduğu ortaya çıktı.

Hamas’ın ilk dalgasındaki saldırılar, İsrail’in sınır güvenliğini tamamen çökertti. Bu süreçte, Gazze sınırındaki yerleşimlerde ve askeri noktalarda 157 İsrail askeri öldürüldü. Raporda, İsrail ordusunun deniz kuvvetlerinin de başarısız olduğu, Hamas’ın denizden düzenlediği saldırılara karşı etkili bir savunma yapılamadığı belirtildi. Özellikle Zikim sahilinde Hamas’ın botlarla düzenlediği saldırılarda İsrail birliklerinin çatışmadan kaçtığı ve 17 sivilin hayatını kaybettiği ifade edildi.

Netanyahu ve Ordu Arasında Gerilim

Raporun yayımlanmasının ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ordu arasında gerilim yaşandı. Netanyahu, raporun yayımlanmasından önce bilgilendirilmediğini iddia ederek ordunun yönetim anlayışını eleştirdi. Raporda, Netanyahu’nun Gazze’ye yönelik politikalarının da başarısızlıkta etkili olduğu ima edildi. Özellikle Netanyahu’nun siyasi nedenlerle Gazze’de tansiyonu düşürme çabalarının istihbarat birimlerinin uyarılarını göz ardı etmesine neden olduğu belirtildi. Bu durum, siyasi ve askeri liderlik arasında çatışmaya yol açtı.

Hamas’ın Stratejik Planı ve İsrail’in Yanılgısı

Rapora göre, Hamas’ın bu saldırıyı on yılı aşkın bir süredir planladığı ve İsrail’in bu hazırlıkları fark edemediği ortaya çıktı. Hamas’ın, özellikle 2016’dan itibaren Gazze sınırındaki İsrail savunma sistemlerini aşmak için stratejik bir plan geliştirdiği ve bu planın yıllar içinde adım adım hayata geçirildiği anlaşıldı. Raporda, İsrail’in Hamas’ı zayıf ve caydırılmış bir güç olarak görme yanılgısına düştüğü, bu nedenle sınır savunmalarını güçlendirme konusunda yeterli adımlar atılmadığı ifade edildi.

Hamas’ın saldırı öncesinde İsrail’e yönelik çeşitli sinyaller verdiği ancak İsrail istihbaratının bu sinyalleri göz ardı ettiği belirtildi. İsrail ordusu, Hamas’ın saldırı planını “askeri tarih açısından en büyük stratejik aldatmacalardan biri” olarak tanımladı. Hamas’ın bu saldırıyı 2022 ve 2023 yıllarında iki kez ertelediği, ancak İsrail’in bu hazırlıklara dair hiçbir uyarı almadığı ifade edildi.

Yeni Bir Savaş Stratejisi

7 Ekim saldırısı, İsrail ordusunun savaş stratejisini tamamen değiştirmesine neden oldu. Raporda, sınır bölgelerindeki tehditlerin büyümesine izin verilmemesi gerektiği ve ordunun her türlü ani saldırıya karşı hazırlıklı olması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, insan kaynağının artırılması, istihbarat yapısının yeniden düzenlenmesi ve sürekli hazır bir askeri gücün oluşturulması planlanıyor. Ayrıca, ordunun tüm savunma sistemlerini gözden geçirmesi ve sınır bölgelerinde daha güçlü bir varlık göstermesi gerektiği ifade edildi.

Sonuç: Tarihi Bir Ders

İsrail ordusu, 7 Ekim saldırısını “tarihi bir başarısızlık” olarak nitelendirerek, bu olaydan çıkarılacak derslerin gelecek nesiller için kritik önemde olduğunu belirtti. Raporda, bu tür bir olayın bir daha yaşanmaması için kapsamlı reformlara ihtiyaç olduğu vurgulandı. Ancak, raporun yayımlanmasının ardından hem kamuoyunda hem de siyasi çevrelerde tartışmalar devam ediyor. 7 Ekim saldırısı, İsrail’in güvenlik politikalarında köklü değişikliklere yol açacak gibi görünüyor.

daily ummah