"Makor Rishon" gazetesinde Noam Amir tarafından kaleme alınan bir makaleye göre, işgalci İsrail ordusunun iç ve dış performansı, saflarındaki ultra-Ortodoksların düzensizliği hakkında çıkan raporlar, olası bir savaşta yaşanabilecek başarısızlığa ilişkin tahminler ve Gazze'den gönderilmeye devam eden balon bombaları İsrail halkının ordusuna olan güveninin azalmasına yol açan nedenler arasında.

İşgalci İsrail ordusu, son 10 yılda halk arasında yüzde 93 gibi oldukça yüksek bir güvene sahipti. Ancak İsrail Demokrasi Enstitüsü, halkın tüm devlet kurumlarına olan güvenini değerlendiren 2020 yılına ait rapor, orduya duyulan güvenin çöktüğünü gösterdi.

Makalede Enstitü’nün elde ettiği verilere göre, 2019 yılında İsraillilerin orduya olan güveni en düşük seviyeyi gördüğü belirtildi. 2019 yılında yüzde 90'dan yüzde 81'e düşen güven ikinci Lübnan Savaşı'ndaki başarısızlığın ardından en düşük yüzde olarak dikkat çekti. Raporda, İsrail halkının orduya olan güvenini neden kaybettiği sorusu gündeme taşındı.

Ordu sözcülerinin farklı uygulamalarının konu edildiği raporda, gazetecilerin orduyu her alanda takip ettiği, ancak daha sonra çıkan olumsuz haberler üzerine rahatsız olan subayların gazetecilerin askeri üslere girmesine yönelik engeller çıkardığı belirtildi. Bu gelişmelerle birlikte iletişim stratejisinde yaşanan bozulmaların orduya olan güvenin azalmasında önemli olduğu kaydedildi.

Orduya güvenin azalmasının bir başka nedeni ise Ultra-Ortodoksların (Haredilerin) askere alınmalarıyla ilgili yanlış bilgiler olarak gösterildi. Ultra-Ortodokslar hakkında sunulan verilerin gerçekleri yansıtmadığı ve halkın bu nedenle orduya olan güveninin ağır bir darbe aldığı bildirildi.

Noam Amir makalesinde üçüncü neden olarak, İsrail ordusu Başkomiseri Yitzhak Brick’in bir raporuna atıfta bulunarak, askerlerin ikinci Lübnan savaşından bu yana bir savaşa girmek konusunda en isteksiz konumda olmasını gösterdi.

Makalede dördüncü neden olarak, Gazze Şeridi’nden HAMAS tarafından gönderilen balon bombalarının İsrail için varoluşsal bir tehdit oluşturmasa da bir meydan okuma olması gösterildi. Makale’de “Gazze tarafındaki yerleşim yerlerinde yangın çıkaran balon bombalarına ilk başta gerekli tepki verilmediği için ordu kendisine büyük zarar verdi.” ifadeleri kullanıldı.

İsrail’in güneyinde yaşayanlar balon bombalarına yeterince tepki verilmediğini düşünürken, Gazze’den Tel Aviv’e füze atıldığında verilen tepkinin verilmediğini dile getirmeye başladı. Bu durumun da İsraillilerin orduya olan güveninin yüzde 93’e düşmesinde önemli olduğu belirtildi.