KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu BM'ye sundukları taslağın incelenmesi ve anlaşma yapılması için 1 ay süre tanıdıklarını dile getirdi. Ertuğruloğlu cevabın olumsuz gelmesi halinde gerekenin yapılacağını bildirdi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda, KKTC'nin tanıması ve Kıbrıs Türk halkı üzerindeki insanlık dışı ambargoların kaldırılmasını resmen talep eden bir konuşma yaptığını anımsatan Ertuğruloğlu, "Bu ciddiye alınması gereken bir çağrı. Bizler için fevkalade önemli, o gün tarih yazıldı. Daha önce de belirtmiştim, buna inanan Kıbrıs Türk halkı için bayram niteliğinde bir olay yaşandı o gün. Gurur duyduk. Bu çağrıya sevinenlerimiz olduğu gibi maalesef küçük bir zümre dahi olsa buna üzülen insanlarımızın da olduğu bir gerçek. Bir insanın, kendi devletinin tanınmasını talep etmenin yanlış olduğunu düşünebileceğini ben şahsen düşünemiyorum." dedi.

Bugüne kadar KKTC'nin tanınmasını talep eden bir politika ile uluslararası arenada yer alınmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, "Biz 'toplumlararası görüşmeler' denen müzakere süreçleri devam ederken hiçbir zaman KKTC'nin tanınmasını gündeme almadık, KKTC'nin hakkını müzakereler içerisinde ve sonucunda elde etmeyi öngörerek, tanınma talep etmeden müzakerelere katıldık. Ana vatan Türkiye, Kıbrıs konusunda KKTC'nin tanınmasını talep eden bir politikaya geldi. Bu bir ilktir. Olayın önemi buradadır." diye konuştu.

BİR AY MÜHLET VERİLDİ

BM'nin taslağı inceleyeceğini anlatan Ertuğruloğlu, "En kısa sürede cevap vereceklerini söylediler ama biz fazladan bir ay süre tanıdık. KKTC olarak net bir şekilde onlara diyoruz ki 'Bakın, KKTC topraklarında sizin görev yapmanızın onayını verecek olan makam Rum hükümeti değildir, biziz. Biz bunca sene misafirperverlik yaptık, izin verdik ama artık bu bitti. Yanıt olumsuz gelirse de atmamız gereken adımlardan asla çekinmeyiz. 1974'ten sonra Türk askerinin güvencesiyle yaşıyoruz, BM askeri KKTC'den giderse gider" ifadelerini kullandı.

"ŞİMDİ ADI KONDU"

2017'den beri adı konmadan tanınma siyasetinin yürütüldüğünü, şimdi adının konduğunu belirten Ertuğruloğlu, Başkan Erdoğan'ın bu çıkışının bir sürpriz olmadığını kaydetti. Ertuğruloğlu, "2017'de Crans Montana müzakerelerinin çöküşünden sonra Türk tarafının politikası egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü zeminine oturtulmuştu; eski müzakere süreçlerinin ortadan kalktığını, aynı şeyleri tekrarlayarak farklı neticeler beklemememiz gerektiği zemininde bir politikaya geldik. Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinde bulunan dış politika zeminine oturtuldu. Ne demektir egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü, zaten bu tanınma demektir. Bir devletin egemen eşitliğinin kabulü ve eşit uluslararası statüsünün tescili tanınma değil de nedir? Açık tanınma talep etmeden tanınmayı gündeme getiren bir politika ile 2017'den beri bir siyaset güdülüyordu.