Mısır hükümeti, HAMAS heyetinin Ekim ayının sonunda Kahire'ye yaptığı ziyaretin olumsuz sonuçlarından duyduğu memnuniyetsizliğin üstesinden geldi. El-Fetih ve HAMAS'ın geçtiğimiz günlerde Katar ve Türkiye'ye başvurarak müzakerelerdeki arabulucu vazifesini icra etmelerini istemesi, Mısır için Filistin meselesinde etkin konumdan uzaklaşmak anlamına geliyordu.
Bu gelişmeye rağmen Sisi yönetimi, iki Filistinli grubu Mısır’da buluşturarak hem uzlaşma sürecinin dizginlerini ele geçirmeye çalışıyor, hem de Filistin meselesindeki etkin konumunu Türkiye ve Katar’a kaptırmak istemiyor.
Kahire, Doha ve Ankara sahneye çıkmadan önce uzlaşma dosyasında uzun yıllar boyunca ana referans merkezi oldu. Analistler Mısır’ın, yeni bir ABD yönetiminin göreve gelmesiyle birlikte, ‘’uzlaştırmacı’’ rolünü oynayarak, kendini daha görünür kılma adına Filistin meselesinde konunun kontrolünü geri almak istiyor.
Mısır yönetiminin Filistin dosyasına geri dönmesindeki maksadı, Katar-Türk eksenine büyük bir darbe indirmek ve Gazze'den kendisine yönelen potansiyel tehdidi engellemek olarak görünüyor. Ayrıca daha önce Washington üzerinde bir şekilde baskı kurabilen Filistin meselesindeki hakimiyetini korumaya da çalışıyor.
Kahire'deki Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Forumu başkanı Samir Getaş, The Arab Weekly'ye verdiği demeçte, Kahire'nin Hamas üzerindeki vidaları sıkmaya ve ABD Başkanı seçilen Joe Biden'in iki devletli çözüm ilkesine olan bağlılığını istismar etmeyi amaçlayan manevralarını durdurmaya çalıştığını söyledi.
HAMAS, yeni ABD yönetiminin kendisiyle başa çıkma şansını ölçmek istediği için yemin etmesini beklemek bahanesiyle genel seçim sürecine olan bağlılığından kaçmak istiyor. El-Fetih ile geçen Eylül ayında yaptığı İstanbul toplantısında, hareket genel seçimleri kabul etmemişti.
Getaş, önümüzdeki dönemde, Hamas'ı 2017'de imzalanan uzlaşma anlaşmasına uymaya ikna etmek ve yeni müzakerelere sıfırdan başlamaktansa onun üzerine inşa edilmesini HAMAS’a kabul ettirebilmek için Kahire’nin çok daha fazla istişareye ev sahipliği yapmasını bekliyor. Diğer bir deyişle Mısır, Hamas'tan anlaşmalarına saygı göstermesini istiyor.
Arab Weekly, bir tarafta El Fetih ve HAMAS liderleri ile diğer tarafta Mısır istihbarat teşkilatındaki yetkililer arasında Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerini düzenlemek, onları güvence altına almak ve Kudüs'te oy kullanılmasına izin vermesi için İsrail'e nasıl siyasi baskı uygulanacağı konusunda gereken adımları tartışmak ve danışmak için sık sık toplantılar yapıldığı bilgisine ulaşmıştı.
Filistin seçimlerinin sahada uygulanması için 2005'ten beri Mısır'ı, Filistin bölünmesine son vermesi amacıyla görevlendiren Arap Birliği'nin de desteğine ihtiyaç var.
Kahire, seçimlerin düzenlenmesi için mekanizmalar konusunda bir anlaşmaya varmak ve Doha ve İstanbul'a gitmeden önce, Kahire tarafından desteklenen önceki toplantılarda kararlaştırılanları tamamlamak için uzlaşma diyaloğu oturumlarına Mısır’da devam etme konusunda Fetih ve HAMAS ile anlaştı. .
Filistinli kaynaklar The Arab Weekly'ye verdikleri demeçlerde, Mısır'ın Filistinli aktörlerle örtüşen ve bilhassa HAMAS’ın Gazze Şeridi yönetimini altüst edebilecek güçte roller oynamasına olanak tanıyan bir siyasi coğrafyaya sahip olması nedeniyle, Filistin uzlaşma dosyasında Mısır'ı atlamanın zorluğunun fark edilmesi gerektiğini söylüyorlar.
Fetih ve HAMAS’ın İstanbul'da ulaştıkları genel anlayışların içeriğini dikkate alması, Mısır istihbarat servislerinin tüm fraksiyonlarla iletişim kurması şartıyla muhtemeldir. Daha önce Kahire'de başarılmıştı, özellikle mevcut görüşmelerde İslami Cihad Hareketi'nin de müzakerelere katılımı görülebilir.
İki hareketin delegasyonlarının küçük farklılıkları görmezden gelme ve seçimlerin kabul edilen mekanizmalara göre ülke içinde yapılmasını sağlayacak temel noktalara odaklanmayı kabul etmelerinin ardından, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) mütevelli heyetinin onayını takiben, tüm gruplar arasında nihai uzlaşma anlaşmasının Kahire'de yapılması yönünde genel bir istek var.
Yeni ABD yaklaşımı üzerine bahis
El Fetih ve HAMAS, Filistin uzlaşmasını kendi iç ve dış gündemlerine bağlarken ve her iki tarafın da uzun yıllar süren erteleme ve manevraları göz önüne alındığında, dosyada bir atılım gerçekleştirme olasılığı konusundaki iyimserlik azalmaya başladı.
Geçtiğimiz iki ay içinde Kahire, İstanbul'daki görüşmelerinden sonra El Fetih'ten ve ardından HAMAS’tan bir heyet ile ayrı ayrı görüştü. Ancak görüşmelerde somut bir ilerleme sağlanamadı.
HAMAS heyetinin görüşmeden ayrılmasının ardından Mısır medyasınını bir kesimi harekete karşı sert bir kampanya başlattı. Haberlerin kamuoyunda pekiştirdiği görüş, HAMAS’ın uzlaşma dosyasını Katar'a ve Türkiye'ye gerekçelerini bahane üretmek şeklindeydi.
Mısır hükümetine yakın medya, farklı ülkelerde aşırılık ve terörizmin yayılmasındaki İslamcı grupların rolüne karşı yürütülen şiddetli bir Avrupa kampanyasının ortasında, Mısır'da terörist grup olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler ile HAMAS arasındaki ilişki dosyasını yeniden açtı.
Gözlemciler, bıçak kemiğe dayanırsa, Kahire'nin HAMAS liderleri ile Gazze içinde ve dışındaki militan örgütler arasındaki ilişkinin kanıtlarını belgelediğini, bu da harekete büyük bir itibar zedelenmesine yol açabileceğini ve dünyanın geri kalanıyla başa çıkma şansını azaltabileceğini söylüyor.
HAMAS da dâhil olmak üzere İslamcı örgütler, Biden yönetiminin onlara hakkaniyetsiz bir anlaşma yapmayacağına inanıyorlar. Bu beklenti de onları eski ABD Başkanı Barack Obama'nın yönetiminin İslamcıların güç kazanma şansını artıran dönemindeki senaryoları tasavvur etmelerine yol açıyor.
HAMAS’ın bu defa Kahire'de uzlaşma dosyasıyla ilgili görüşmelere rıza göstermesi, Mısır'ın yeni ABD yönetimi ile başa çıkmak için bölgesel kartlarını hazırlama ve Filistin meselelerindeki geleneksel ve merkezi rolünü teyit etme arzusundan kaynaklanıyor.
*The Arab Weekly Haber Ajansında yayınlanan bu makale, aslına sadık kalınarak Hasan Nurhan Çelik tarafından, ortadoguhaber.com adına tercüme edilmiştir.