Süleymani'nin danışmanı Hassan Plarek, özel bir röportajda Beşar Esad'ın siyasi sığınma aramak için iktidardan vazgeçtiğini ve Rusya'ya gitmeye karar verdiğini, ancak eski İran Devrim Muhafızları komutanı Kasım Süleymani'nin Esed'i kararından vazgeçmeye ve savaşa devam etmeye ikna ettiğini söyledi.
Plarek, Süleymani'nin Beşar Esed'e "İran'ın Suriye'deki tek seçeneğinin zafer ve direniş olduğunu" söylediğini aktarırken, iktidardan vazgeçmesinde büyük bir rol oynadığını söyledi. Süleymani'nin danışmanı, bu olayın ne zaman yaşandığını veya Esed'e mesajın ne zaman gönderildiğini ise açıklamadı. Ancak bu gelişmenin Suriye topraklarının yaklaşık% 80'ini muhalefet güçlerinin kontrolü altında olduğu ve rejim güçlerinin büyük kayıplar verdiği dönem zarfında gerçekleştiği tahmin ediliyor.
ABD'nin Bağdat Havalimanında helikopterle düzenlediği saldırıda öldürülen İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani, Afganistan'dan Irak'a, Suriye'den Lübnan'a İran'ın bölgedeki politikalarını belirleyen en önemli isimlerden biri olarak biliniyordu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatı ile Bağdat Havalimanına düzenlenen saldırıda Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis ile birlikte hayatını kaybeden Süleymani, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından "yaşayan şehit" olarak adlandırılıyordu.
Doğrudan İran lideri Hamaney'e bağlı hareket eden Süleymani, 1998'den bu yana İran'ın ülke dışındaki askeri-istihbari operasyonlarından sorumlu Kudüs Gücü'nün komutanlığını yürütüyordu.
ABD'nin Bağdat Büyükelçiliğinin belgelerine göre ise Süleymani, İran'ın Irak'taki her türlü politikasını formüle eden ve hayata geçiren kişiydi. Kasım Süleymani arada hiçbir kişi ya da birim olmadan, doğrudan doğruya İran devletinin en üst otoritesi lider Hamaney'e bağlıydı.