Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1551 yılında Mimar Sinan'a yaptırılan Süleymaniye Camii'nin önündeki inşaat sosyal medyada gündem oldu.
Fikir ve kanaat önderleri, caminin önünü kapatan yapıya, tarihi yarımadanın ruhuna aykırı olduğu ve İstanbul’un siluetini bozduğu gerekçesiyle tepki gösterdi.
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Süleymaniye, İstanbul'un ruhudur. İstanbul'un ruhunun katledilmesine yer gök isyan eder” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Kaplan, İlim Yayma Vakfı tarafından finanse edilen 6 katlı inşaatın durdurulması gerektiğini söyledi.
SOSYAL MEDYA KULLANICILARI TEPKİ GÖSTERDİ
Süleymaniye Camii'nin önünün betonla kapatılmasına itiraz eden çok sayıda sosyal medya kullanıcısı da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Anıtlar Yüksek Kurulu’nu göreve davet etti.
Fatih Belediyesi, İlim Yayma Vakfı tarafından inşa ettirilen yapı hakkında çıkan haberlerden sonra açıklama yaptı.
Belediye tarafından yapılan açıklamada, 1991 yılında yapı kullanma izin belgesi alan binanın orijinalinin 7 katlı olduğunu, ancak 2021 yılında Koruma Kurulu tarafından 6 kat olarak ruhsatlandırıldığı belirtildi.
Ayrıca inşaat ruhsatının eski iskanlı binaya göre, saçak kotu yüksekliğinin de düşürüldüğü kaydedildi.
Olayı gündeme getiren gazeteci Mehmet Hakan Kekeç, “Osmanlı'nın hatıraları, Mimar Sinan'ın emanetleri; bütün ruhsatlardan önemlidir. Süleymaniye çevresine dizilen her tuğla yanlıştır. Dedikleri gibi yasal olabilir, ama adil değil” ifadelerini kullandı.
Süleymaniye çevresindeki yapılara acilen müdahale edilmesi gerektiğini savunan Kekeç, “Etraftaki yapılar, düzensizlik, görüntü kirliliği, siluet problemi vs. şeklinde birçok elden çıkmış tonla sorun var. Çözüm için herkese iş düşüyor ve radikal kararlar gerekiyor” dedi.
İLİM YAYMA VAKFI AÇIKLAMA YAPTI
İlim Yayma Vakfı tartışmanın büyümesi üzerine sosyal medya hesabından açıklama yayınladı.
Binanın eski hali ve inşaata dair görsellerin de yayınlandığı açıklamada, "Fetva Yokuşu’nda bulunan Fetva Han ismi ile 50 yıldan fazla süredir han olarak işletilen yer, malikleri tarafından yurt olarak kullanılması şartı ile İlim Yayma Vakfı'na bağışlanmıştır. Bağışlanan binada deprem risk analizi yaptırılmış olup; binanın depreme dayanıklı olmadığı anlaşıldığından bina yıkılarak yeniden projelendirilmiş, yapılan proje Anıtlar Kurulu tarafından da onaylanmıştır” ifadelerine yer verildi.