2017 yılında Kral Selman tarafından görevinden alınan eski Suudi veliaht prensi Prens Muhammed bin Nayef'in baş yardımcısıydı. Kral Selman, Nayef’i oğlu Veliaht Prens Muhammed bin Selman lehine görevden almıştı.

Eski Veliaht Prens, Muhammed bin Nayef’in sağ kolu olan Saad El Cebri aleyhindeki dava, Suudi Kraliyet ailesinin içinde bulunduğu çatışma ve çekişmeyi daha da gözler önüne seriyor.

Dava ayrıca, Kraliyet ailesinin şeffaf olmayan iş ilişkileri, herhangi bir dava durumunda Batı mahkemelerinde benzeri görülmemiş bir incelemeyi zorunlu kılıyor.

Amerikan Wall Street Journal gazetesine göre, Suudi yönetimine ait varlık fonuna bağlı "Tahakkum" yatırım şirketi, Krallık'tan kaçan ve şu anda Kanada'da yaşayan El-Cebri aleyhine Ontario Yüksek Mahkemesi’nde dava açtı.

Suudi gazetesi Riyad göre, Kanada Ontario'daki Yüksek Mahkeme, Saad el-Cebri'nin tüm varlıklarının dondurulması emrini verdi ve aynı zamanda mal varlıklarını kamuya açıklamaya mecbur bıraktı. Cebri, aksi takdirde olası bir hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak.

Riyad’a göre, Kanada Yüksek Mahkemesi’nin fonlarına, varlıklarına ve hesaplarına el koyma kararı Kanada, İsviçre, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bankalar, hukuk firmaları ve muhasebecilerden Saad el Cebri'nin mal varlığıyla ilgili kayıtlardan herhangi birini ifşa etme yükümlülüğünü içeriyor.

Habere göre, Cebri’nin mal varlıklarının ifşa edilmesi emrini uygulamak için söz konusu ülkelerdeki yargı makamlarından yardım talep edildi.

El Cebri'ye yolsuzluk suçlaması

Riyad gazetesi, Kanada yargısı önünde El-Cebri aleyhine açılan davada bir dizi yolsuzluk suçlaması yer aldığını bildirdi.

Yöneltilen suçlamalar, Suudi Arabistan'da değeri toplam 43 milyon dolardan fazla olduğu tahmin edilen 26 mülk, Boston'daki Mandarin Oriental Hotel'deki lüks daireler, Four Seasons otelleri ve Kanada'daki çeşitli mülklerle ilgili.

Cebri ayrıca, Cenevre ve Viyana'daki yaklaşık 400 milyon dolar değerindeki iki mülkü ‘Tahakkum’ ile bağlantılı bir şirketten kendi kontrolündeki bir kuruluşa aktarmakla suçlandı.

Geçtiğimiz Temmuz ayında Wall Street Journal, Suudi yetkilileri ve hükümet belgelerini alıntılayarak, El-Cebri'nin, Bin Nayef'in İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir fondan hükümete ait 11 milyar doları boşa harcayan görevliler ağına liderlik ettiğini yazmıştı.

Saad El-Cebri’nin oğlu Halid ise Wall Street Journal’ın haberini yalanladı ve Reuters’e verdiği bir mesajı aktararak, “O sırada babamı fon üzerinde herhangi bir kontrolü yoktu. Bin Nayef, Kral Abdullah'ın açık ve mutlak yetkisi ile tek başına hareket etme özgürlüğüne sahipti.” ifadesini kullandı.

Aile mücadelesi

Suudi yetkililer geçen yıl Prens Muhammed bin Nayef’i gözaltına aldı ve onu darbe planlamakla suçladı.

Bin Nayef, Suudi iktidar ailesinin en etkili üyelerinden biri ve El Kaide ile mücadeleye yardım etme konusundaki rolüyle ABD'nin güvenilir bir müttefiki olarak tanımlanıyordu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, geçtiğimiz Mayıs ayında bir raporda, “Saad el-Cebri, Muhammed bin Nayef'in görevden alınmasından ve 21 Haziran 2017'de yerine Muhammed bin Selman'ın veliaht prens olarak atanmasından önce 2017'de krallıktan ayrıldı.” ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü raporundan üç ay sonra, Cebri bir ABD federal mahkemesine Veliaht Prens Selman aleyhine dava açtı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın emriyle ‘Kaplan takımı’ olarak bilinen bir Suudi ajan ekibinin kendisini, Kanada Toronto şehrinde tasfiye etmeye çalıştığını söyledi. Olay 15 Ekim 2018'de Veliaht Prens Selman tarafından yalanlandı.