The Guardian gazetesi, orta sınıfın ikinci bir iş bulmaya ve öğünlerini azaltmaya çalıştığı bir dönemde enflasyonun, Uluslararası Para Fonu'nun talep ettiği kemer sıkma planları ve ordunun yürüttüğü mega projelerin birçok Mısırlıyı yoksulluğa ittiğini söyledi. Mısır'da inşaasına hızla devam edilen yeni başkent ise ülke ekonomisini büyük oranda sarsan etkenler arasında görülüyor.

Haberde, birçok Mısırlı'nın yüksek fiyatlar ve yaşam maliyetindeki artış nedeniyle et tüketimini azalttığını satırlarına ekledi.

İngiliz Gazetesi haberinde, Ahmed Fawzi adlı Mısırılının düşüncelerine yer veriyor. Kahire'deki grafik tasarımcı olarak şu anki işi ona kullanabileceği saatler bırakıyor olsa da ikinci bir iş arıyor. Fawzi; "Fiyatlar her gün arttığından ekonomik krizin beni kuşattığını hissediyorum ve yapacak başka bir şey yok." diyor.

Mısır makamlarının oldukça dalgalı bir para birimini yönetmeye çalıştığı bir dönemde, Mısır poundu geçen yıl dolar karşısında değerinin yarısını kaybetti. İnsanlar yüzde 33'lük enflasyon oranlarıyla, hatta temel kalemlerdeki enflasyon oranlarıyla baş etmekte zorlanıyor. Önümüzdeki günlerde Sudanlı mülteci akınına sahne olacak Mısır'da yaşamanın maliyeti, en kalabalık ülkede orta sınıfın çöktüğü bir şekilde bir yıllık kemer sıkma önlemlerinin ardından geliyor.

Gerçek rakamlar daha yüksek olsa da, son hükümet rakamlarına göre yoksulluk oranı yüzde 30'a ulaştı. Bu yoksulluk seviyelerinin artmasıyla birlikte, Afrika'nın en büyük gökdeleri yükseldi.

Haberde, Tahrir Ortadoğu Politikaları Enstitüsü'nden Timothy Caldis, "2019'da Dünya Bankası, Mısırlıların yüzde 60'ının yoksulluk sınırının altında yaşadığını tahmin ediyor" diyor ve ekliyor: "Yetkililer, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden sonra nüfusun büyük bir kesimi için mali desteği artırırken, ihtiyacı olup da yardım alamayanların sayısı ise muhtemelen milyonları buluyor."

Uluslararası Para Fonu (IMF) bu yılın başında üç milyar dolar sağlamayı kabul etti ve devletin yirmi milyon kişiye destek vermesini gerektiren şartları da sundu. Caldes, "Hükümet yeterince çaba göstermiyor. Nüfusun yüzde 60'ı risk altındaysa, bu, 10 milyon insanın ya yoksulluğun eşiğinde olduğu, bu krizden sonra mali desteği ve yeterli sosyal desteği olmadığı anlamına geliyor."dedi.

Mısır'da ekonominin ne derece kötü olduğunu ifade eden sözler yine Fawzi'nin ağzından veriliyor. Faizi şunları söylüyor: "Evde mümkün olduğunca tüketimi azaltmaya, elektrik, su ve elektrik kullanımını azaltmaya çalışıyoruz. Eskiden ayda dört kez et ve tavuk yerdik, şimdi ayda iki kez tavuk yiyoruz."

Gazete, ikinci bir iş arama ve tüketimi azaltma alışkanlığının Mısır'daki profesyoneller arasında yaygınlaştığını söylüyor. Kahire'de bir bankada çalışan Mahmoud Ahmed, mali açıdan zor durumda olduğunu söylüyor. Geçmişte işi ona rahat bir ortam sağlıyordu ama bugün 30 yaşındaki iki oğlu olan baba, ayda 210 pound aldığı için ailesini geçindirmek için mücadele ediyor. "Ek iş bulmaya çalışıyorum ama günde sekiz saat çalışmak buna yetmiyor" dedi. Ailesi, eskiden aldıkları et miktarının yarısını almak gibi giderleri kısmaya çalışıyor.

Mısır, Uluslararası Para Fonu'na (IMF) en büyük ikinci borçlu olmaya devam ediyor ve ona 13,5 milyar dolar borcu var.

Mısır, askeri harcamaları tüm bu ekonomik problemlere karşı artırmaya devam ediyor. Halk ise gelecekten bir umut görmüyor.