Tunus'ta Cumhurbaşkanı Kays Said, olağanüstü yetkileri üzerine alarak Nahda’yı ve diğer partileri hükümetten uzaklaştırmasının ardından başlayan tepkiler dinmiyor.

Said, olağanüstü yetkileri kendisinde tanımlamasının ardından Savunma, İçişleri, Adalet bakanlarını görevden aldı. Said, İçişleri, Sağlık, Ekonomi, İletişim bakanlıklarına yeni isimler atadı.

Said, bunun yanı sıra ülkedeki yargı, emniyet, yerel yönetim valileri ve devlet yönetimindeki üst düzey bürokraside birçok ismi görevden alarak yerlerine yeni isimler getirdi.

Kays Said, 2011'de Arap Baharı'nın fitilini ateşleyen Tunus'ta sıkça kullanılan "Halk rejimin yıkılmasını istiyor" sloganından esinlenerek, seçim kampanyasında "Halk istiyor" ifadeleri ile girdi.

Kays Said, seçimlerde klasik anlamda, poster, afiş tanıtım ve benzeri bir kampanya yürütmeyi reddetti. Bunun yerine halka kahve ve sigara dağıtarak bunlarla ilgiyi üzerine çekti.

Said, Tunus Yargıtay’ına yaptığı beyanatta bu kampanya için kendi kaynaklarından 45.5 bin dinar harcadığını beyan etti.

Fakat Said’in sosyal medya seçim kampanyaları için 85'i Tunus, 24'ü Fransa ve 2'si ABD’den olmak üzere 120 editör ile 30 sayfayı kontrol ettiği ve sosyal medya hesaplarının toplam 3 milyon 45 bin 566 abonesi olduğu ifşa edildi.

Said’in 120 editöre ödediği paraların yurtdışından geldiği ve bunun kaynağını açıklamak istemediği için Yargıtay’ın sorularını cevapsız bıraktığı bildirildi.

Sayfaların kişisel hesap olarak açıldığı ve daha sonra Said’in seçim kampanyaları sırasında halkın kararlarına yön vermek için rakiplerini karaladığı belgelendi.

Said’in seçim zamanı kendi sosyal medya hesabının olmadığı yönündeki beyanatınında yalan olduğu ortaya çıktı. Said daha sonra bu ifadesini değiştirerek fotoğrafının ve bazı sözlerinin ve önemli konularda kendisine atfedilen diğer sözlerin ‘’bazı’’ sayfalarca paylaşıldığını söyledi.

Bu sayfaların yaklaşık 3 milyon takipçisi olması seçim zamanı kitlelerin yönlendirildiği iddialarını güçlendirdi.

DIŞ FİNANSMAN

Said’in kurduğu ‘’Şaab yuriyd" (Halk İstiyor) Partisi İcra Direktörü Necd el-Halafavi görevden ayrıldıktan sonra yaptığı açıklamada Said’i yalancılıkla itham etti.

Necd yaptığı basın açıklamasında, ‘’ Etkili bir yabancı ülke Said’i ilk turda destekledi.’’ dedi. Necd ayrıca, ‘’Bu destek olmasaydı, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Said aday olmayacaktı.’’ ifadelerini kullandı.

Mahkeme tarafından bir suçlama ile karşı karşıya kalırsa bütün delilleri savcılığa vereceğini belirten Necd, 19 Ağustos 2019’da yabancı yetkililerle yapılan gizli görüşmenin belgelerin elinde olduğunu iddia etti.

Yapılan görüşmede bir çok yabancı bürokratın olduğunu dile getiren Necd, seçimlerde Said’e finans ve propaganda desteği sunacakları sözünü verdiklerini belirtti.

Seçimler sırasında Said için çalışmış siyasi aktivist Thamer Badida, kampanyalar sırasında milyonluk bir Facebook hesabını onun için kullandığını söyledi.

Badida, yayınladığı bir videoda kampanya sırasında yaptıkları propagandalar sayesinde Kartaca Sarayı’nda oturduğunu iddia etti.

Said’in kendilerine ihanet ettiğini belirten Badida, ‘’Kahve ve sigara ile gelmediğini kendiside biliyor. Bizi 280 dolara çalıştırdı. Başımıza atadığı şefe 2 bin 800 dolar para veriyordu. Şuan o şef Said’in yanında Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde.’’ dedi.

GİZLİ ÖRGÜT

Sosyal medyayı kampanyalarında bizzat kullanmadığını iddia eden Said’in sayfaları yönlendirmek için kapalı gruplar oluşturduğu ve rakiplerine dezenformasyon yaptığı ortaya çıktı.

Halk arasında sert çıkışları ile bilinen ve resmi olmayan sözcü Reda Lenin olarak bilinen Reda Shehab al-Makki gibi isimler, medyayı ele geçirerek ona desteklerini beyan ettiler.

Said’in her yapacağı hamleyi önceden gizli gruplara gönderdiği kamuoyu yokladığı ve daha sonra halka inandırmak için Facebook hesaplarını kullandığı iddia edildi.

Said’in yaptığı bu beyanatlar ve hamleler Tunus anayasasına göre suç olduğu için Said’in bir an önce anayasayı değiştirmek için ‘’cumhurbaşkanlığı darbesi’’ yaptığı ortaya çıktı.

Seçim yasasının 163. maddesine mugayir hareket eden Said yargılanırsa dışarıdan aldığı paraların 15 katını devletin kasasına ödeyecek ve 5 yıl hapis cezasına çarptırılabilecek.