Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara Gemisi dünyanın farklı ülkelerinden gelen yaklaşık 600 kişi ile Akdeniz'e açıldı. Gazze için umut taşıyan bu geminin önüne çıkartılan engel ise İsrail'i Akdeniz'de otorite olarak tanıyan FETÖ elebaşı Fethullah Gülen idi.
Mavi Marmara'da bulunanlar ümmet bilinciyle hareket ederek Akdeniz'in ortasında ölümü dahi göze almışlardı. Davos'ta başlayan bu dik duruş Mavi Marmara ile tanamlanıyordu.
Mavi Marmara ümmet için büyük bir inanç ve bilince sahip insanların varlığını ortaya koyarken diğer yandan da Türkiye'de İsrail yanlılarının olduğunu ve FETÖ'nün de gerçek yüzünü tüm dünyanın görmesini sağlıyordu.
"MAVİ MARMARA SONRASI PROBLEMLER BAŞLADI"
İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım 28 Ocak 2014'te verdiği bir röportajda "Mavi Marmara'dan sonrası problemler başladı" diyor ve FETÖ'nün gerçek yüzünün ortaya çıkış zamanına işaret ediyor.
"TÜRKİYE'NİN ARINMASINA YARDIM ETTİ"
Yine 31 Mayıs 2016 tarihinde bir televizyon kanalına konuşan Mavi Marmara Genel Başkanı İsmail Yılmaz ise Mavi Marmara'nın Türkiye'nin arınmasına yardım ettiğe vurgu yapıyor ve dikkat çeken şu satırlara işaret ediyor:
"FETÖ'nün biz vurulduktan sonra Türkiye'nin halkı, devleti tüm kurumlarıyla sokakalara döküldü ve burda bir terör var dedi. Devlet olarak buna terör adı konuldu ve halk da bunu kabul etti. Ertesi gün otoriteden izin almaları gerekiyor dediği için Fettullah Gülne zihinsel çökmüş oldu"
"MİLLİ İHALARIMIZIN YOLU AÇILDI"
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ise Mavi Marmara ile birlikte Milli S/İHA'larımızın yolunun açıldığına vurgu yapan bir açıklamasında; "Özellikle Mavi Marmara olayından sonra. İsraille ilişkilerin kopmasıyla iyice o anlamda destek alamaz oldu ama iyi ki de öyle oldu. Milli İHA'larımızın yolu bir anlamda öyle açıldı." ifadelerini kullanıyordu.
Türkiye Arınıyor !
— Mavi Marmara (@mavimarmaratr) May 24, 2023
Mavi Marmara Yoluna Devam Ediyor ! pic.twitter.com/P2gJbQokrT
Gazze Özgürlük Filosu, 31.05.2010 günü İsrail askerlerinin hukuk dışı saldırı ve müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. Bu saldırı esnasında ve devam eden süreçte 10 insani yardım gönüllüsü hayatını kaybetti, 56’sı ise ağır yaralandı. Filo katılımcıları hiç bir yasal dayanak olmaksızın hapsedildi, yaralılara kelepçe takıldı, bazı yaralılar günlerce hücrelerde alıkonuldu ve kendilerine işkence ve kötü muamelede bulunuldu. Filo katılımcılarının tamamı kötü muameleye maruz bırakıldı, hapsedildi, şahsi eşyalarına el konuldu ve gemilere çeşitli maddi zararlar verilerek birçok haksız uygulama yapıldı.