Kanada resmi yayın kuruluşu CBC’nin haberine göre, Güney Körfez Adaları'ndan Kuper Adasındaki Penelakut Yerli Kabilesi, Kuper Adası Yatılı Kilise Okulu'na ait bölgede 160'tan fazla "belgesiz ve işaretsiz" mezar bulunduğunu duyurdu.

Yeni bulunan mezarlara ait bilgi, kabile ileri gelenlerinin komşu First Nation yerli topluluklarını keşif hakkında bilgilendirmesi ile ortaya çıktı.

Kabile tarafından yayımlanan bildiride, "Sizi Kuper Adası Yatılı Okulu arazisinde ve kıyılarımızda 160'tan fazla belgesiz ve işaretsiz mezarın teyidi konusundaki çalışmalarımızda bize katılmaya davet ediyoruz." denildi.

Haberde, mezarlarla ilgili daha fazla ayrıntı verilmediği belirtilirken, kabile ileri gelenlerinin de görüşme talebine henüz cevap vermedikleri kaydedildi.

Kuper Adası Yatılı Kilise Okulu, resmi kayıtlara göre 1890'dan 1970'lere kadar Güney Körfez Adaları arasında yer alan Kuper Adası'nda faaliyet gösterdi.

Kanada'da kilise okulu bahçesindeki kayıt dışı çocuk mezarları ilk defa, 29 Mayıs’ta British Columbia eyaletinin Kamloops kentindeki yatılı kilise okulunun bahçesinde bulunan 215 çocuğa ait ceset kalıntılarıyla gündeme gelmişti.​​​​​​​

24 Haziran’da da Sakatchewan eyaletindeki Marieval Yatılı Kilise Okulunun bahçesinde resmi kayıtlarda olmayan 751 çocuk cesedi kalıntısının olduğu mezarlar bulunmuştu.

Kanada’nın British Columbia eyaletindeki eski St. Eugene Misyon Okulu'nun yakınında da 30 Haziran 2021’de 182 çocuğa ait ceset kalıntılarının olduğu kayıt dışı mezarlar keşfedilmişti.

Kanada yerli halktan özür diledi.

Kanada'da yatılı okullar, 19. ve 20. yüzyıllarda yerli gençleri asimile etmek amacıyla hükümet ve dini yetkililer tarafından işletilen zorunlu okullardı. Kamloops'taki Kamloops Kızılderili (Yerli) Yatılı Okulu ülkedeki yerli yatılı okulu sisteminin en büyüğü olarak biliniyordu. Okul, 1890'da Roma Katolik idaresi yönetiminde açılmıştı.

Ülkedeki çalışmalara göre 1863'ten 1998'e kadar 150 binden fazla yerli çocuk ailelerinden alınarak bu okullara yerleştirildi. Çocukların genellikle kendi dillerini konuşmalarına ya da kültürlerini yaşamalarına izin verilmediği belirtilirken, birçoğunun kötü muamele ve istismara maruz kaldığı tespit edildi. 2008 yılında söz konusu uygulamaların yol açtığı etkileri belgelemek için kurulan Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu, yürüttüğü çalışmalar sonucu çok sayıda yerli çocuğun "asla kendi topluluklarına geri dönmediğini" ortaya koydu. 2015'te yayınlanan dönüm noktası niteliğindeki raporda, okullardaki sistemin "kültürel soykırım" anlamına geldiğini ifade edildi. 2008 yılında ise Kanada hükümeti söz konusu sistem için yerli halktan resmi olarak özür dilemişti.

Kanada'da çocuk mezarlarının bulunması sonrası yerli kabileye tam yetki

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, yerli kabile Cowessess First Nation'a çocuk refahına ilişkin tam sorumluluk verilmesine dönük anlaşma sağladı.

Kanada basınında yer alan habere göre, Trudeau, Saskatchewan bölgesine giderek kabile şefi Cadmus Delorme ve bölge yöneticisi Scott Moe'yi ziyaret etti.

Burada çocuk refahı sorumluluğunun yerli topluluğa verilmesine dönük anlaşmayı imzalayan Trudeau, törende yaptığı konuşmada "Çocuklar evlerinden, ailelerinden, topluluklarından ayrı konulmamalı. Çocuklar bulunduklar topluluklarda tutulmalı, korunmalı, desteklenmeli ve eğitim almalı" dedi.

Ayrıca anlaşma kapsamında Cowessess'e kendi aile ve çocuk hizmetleri sistemini kurması için hükümet tarafından 38,7 milyon dolar bağış yapılacağı belirtildi.

Trudeau, benzer anlaşmalar için diğer kabilelerle de görüştüklerini söyledi.

Katolik kilisesi hala özür dilemedi

Kanada federal hükümeti 2008'de sistem için özür diledi. Okulların çoğunu oluşturan Roma Katolik Kilisesi ise özür dilemedi. Bu ayın başlarında, Papa Francis çok üzgün olduğunu söyledi, ancak hayatta kalanlar Papa’nın samimi olmadığını aktardı.